|
MOTORLU TAŞITLAR SEKTÖRÜNDEKİ GRUP MUAFİYETİ TEBLİĞİ’NDE YEDEK PARÇA DAĞITIMI
Av.Hakan ÖNCEL Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve önümüzdeki aylarda Türkiye’de de uygulamaya alınacak olan Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin yedek parça dağıtımına ilişkin kuralları sektörde büyük değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. 1400/2002 sayılı Tüzük yedek parça pazarında rekabetin kısıtlanmamasını amaçlamaktadır. Bu amaca uygun olarak Tüzük ağır kısıtlamaları sıralayıp, bu hususta sağlayıcılara özellikle de araç üretici ve distribütörlerine dağıtıcılarının haklarını kısıtlamalarına ve yetkili servislerin orijinal yedek parça veya üçüncü bir teşebbüsten alınacak eşdeğer kalitede yedek parça alma haklarını ve bu parçaları tamir amacıyla kullanma haklarını kısıtlamalarına izin vermemektedir. Bundan başka, araç üreticileri yedek parça üreticilerinin orijinal yedek parça üretimlerini, yada eşdeğer kalitedeki yedek parçaları yetkili servislere ve özel servislere satması hususunda kısıtlama getirilememektedir. Ayrıca, 1400/2002 sayılı Tüzüğe göre sağlayıcılar, dağıtıcıların ve yetkili servislerin yedek parçaları özel servislere araçların tamiri için kullanılmak üzere satma haklarını kısıtlayamamaktadır. 1400/2002 sayılı Tüzük tüketicilerin yararına olmak üzere rekabet şartlarının daha iyi hale gelmesi amacıyla “orijinal yedek parça” kavramına yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu parçalar aracın üretimi esnasında kullanılan parçalarla aynı kalitededirler. Orijinal yedek parçalar araç üreticisi tarafından üretilebildikleri gibi genel olarak araç üreticileriyle fason üretim anlaşmaları ile bağımsız parça üreticileri tarafından üretilir. Fikri mülkiyet haklarıyla korunan bu parçalar araç üreticisinin bağımsız yedek parça üreticisine verdiği teknik resimler, üretim standartları ve üretim için gerekli bilgiler doğrultusunda üretilirler Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise bağımsız parça üreticileri üretim standartları ve teknik resimlerle ilgili bilgileri araç üreticilerinin verdikleri izinler doğrultusunda alabilirler. Bu izinlerin alınma sebebi ise, üretilen bu orijinal parçaların araç üreticisinin ürettiği araçlara eklenecek olmasıdır. Ancak, araç üreticileri orijinal yedek parça üretiminde kullanılacak üretim standartlarını ve teknik resimleri tek başına geliştirmek durumunda değildir. Bu bilgiler araç üreticisi ve yedek parça üreticisi tarafından beraber oluşturulacak programlar dahilinde geliştirilebildiği gibi, yalnızca yedek parça üreticisi tarafından da geliştirilebilir. Ayrıca, 1400/2002 sayılı Tüzüğe göre, araç üreticisi parça üreticisine sadece orijinal yedek parçaların üretilmesi ve dağıtılması amacıyla izin vermeyip, aynı zamanda yedek parça üreticisine ürettiği parçaları yedek parça dağıtıcılarına ve servislere de vermesine izin vermek zorundadır. Genellikle, parça üreticileri üretim standartlarına uygun olarak hem aracın imalinde kullanılacak parçaları üretir hem de bakım onarım işlerinde kullanılmak üzere yedek parçaları üretirler. Bu anlamda üretilen yedek parçalar orijinal yedek parçalardır. Ancak, bazı durumlarda araç üreticileri parça üreticileri ile yaptıkları tedarik anlaşmalarında (supply agreement) parça üreticisinin sadece orijinal yedek parça üreteceğini ve araç imalinde kullanılacak parçaları üretmeyeceğini belirtirler. Bu durumda, parça üreticisi tarafından üretilen yedek parçalar, üretim standartlarına uygun ise yine orijinal yedek parça olarak kabul edilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus eşdeğer kalitede yedek parçaların orijinal yedek parçalardan farklı olduğudur. Eşdeğer kalitede yedek parçalar aracın parçaları ile aynı kalitededirler, ancak bu parçalar aynı üretim standartlarına göre üretilmemişlerdir. Bu durumda, eşdeğer kalitede yedek parçalar orijinal parçalarla aynı bazen de daha iyi kalitede olup ancak farklı maddelerden üretilmiş ya da farlı renklerde boyanmış olabilirler. Yedek parça hususunda dikkat edilmesi gereken bir takım başkaca hususlar da bulunmaktadır. Öncelikle araçta bulunan aksesuarlar ile yedek parçaların aynı anlamı taşımadığının bilinmesinde fayda vardır. 1400/2002 sayılı Tüzüğün birinci maddesinin (s) bendinde aracın kullanımı için zorunlu olmayan radyo ve CD çalar gibi parçalar yedek parça kategorisine girmemektedir. Ancak, bu tür parçalar aracın üretimi esnasında standart parçalar gibi araca eklendiği takdirde bu parçalar aracın standart parçaları arasına girmektedir. Bu durumda bu parçalar bozulduğunda ve değiştirilmeleri gerektiğinde yerine konacak parçalar yedek parçalardır. Araca üretim safhasından sonra eklenen A/C, Hi-Fi sistemleri ise aksesuar olarak tanımlanmaktadır. 1400/2002 sayılı Tüzük aksesuarların dağıtımı, tamiri ve bakımı hususları için uygulanmamaktadır. Orijinal yedek parçalar üçe ayrılır. Buna göre, birinci kategori orijinal yedek parçalar araç üreticisi tarafından üretilen yedek parçalardır. Buna göre, araç üreticisi veya distribütör yetkili servislere garanti kapsamında yapılacak tamir ve bakım hizmetlerinde sadece bu kategoriye giren yedek parçaları kullanmasını şart koşabilir. Araç üreticisi, dağıtıcıların bu kategoriye giren yedek parçaları aktif veya pasif olarak özel servislere tamir ve bakım amacıyla satılmasını engelleyememektedir. İkinci kategoriye giren orijinal yedek parçalar yedek parça üreticisi tarafından üretilen ve dağıtıcılara satılan yedek parçalardır. Buna göre, yedek parça üreticisinin kendi logosunu veya ticari markasını parçasına görünecek şekilde yerleştirmesi kısıtlanamamaktadır. Bu hak ayrıca ticari marka ve logoyu paket veya diğer ilgili evraklara konulmasını da kapsamaktadır. Bundan başka araç üreticisi de bu parçalar üzerine kendi ticari markasını ve logosunu koyabilir. Yedek parça üreticisinin, yetkili servislere, özel servislere, yetkili yedek parça dağıtıcılarına ve özel yedek parça dağıtıcılarına bu kategoriye giren yedek parçaları sağlama hakkı kısıtlanamaz. Buna bağlı olarak yetkili servislerin bu parçaları kullanma hakkı da kısıtlanamaz. Araç üreticisi, garanti kapsamına giren tamir, bağımsız hizmetler ve araç geri çağırma işlemlerinde yetkili servisleri bu kategoriye giren yedek parçaları kullanmaya zorunlu kılabilir. Araç üreticisi,bu kategoriye giren parçaların dağıtıcılar tarafından tamir ve bakım işlemlerinde kullanılmak üzere özel servislere aktif veya pasif satışlarını kısıtlayamaz. Üçüncü kategoriye giren orijinal yedek parçalar üretim standartlarına ve teknik resimlere uygun olarak üretilen ancak araç üreticisinin kullanmadığı yedek parçalardır. Yedek parça üreticisi bu yedek parçaları özel yedek parça distribütörlerine ya da doğrudan servislere sağlayabilir. Yedek parça üreticileri bu kategoriye giren yedek parçalara kendi logo ve ticari markalarını parçanın görünen bir yerine koyabilirler. Bu hak paket üzerine konacak logo ve ticari markaları da kapsamaktadır. Yedek parça üreticisinin bu kategoriye giren yedek parçaları yetkili yada özel yedek parça dağıtıcılarına veya yetkili ya da özel servislere sağlaması hakkı engellenemez. Buna bağlı olarak da yetkili servislerin bu parçaları kullanması kısıtlanamaz. Yedek parça hususunda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise sağlayıcının yetkili servisi, normal bakım ve tamir için orijinal parça kullanmak zorunda kılma hakkının olmamasıdır. Yetkili servisin normal bakım ve tamir işlemlerinde de orijinal yedek parça kullanmaya zorunlu kılınması halinde, yetkili servisin parça seçimi hususunda serbestisi kısıtlanacağı için bu durum mümkün değildir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sağlayıcıdan farklı bir teşebbüsten alınan orijinal yedek parçanın yada eşdeğer kalitede yedek parçanın kullanılmasının sağlayıcının verdiği garantiyi etkileyip etkilemediğidir. Buna göre, araç üreticisinin verdiği garanti yetkili ya da özel servislerin garanti kapsamı dışındaki normal bakım ve tamir işlemlerinde orijinal yedek parça kullanmasını zorunlu kıldığı takdirde, bu durum 1400/2002 sayılı Tüzüğün 4üncü maddesinin (k) bendinde belirtildiği üzere ağır kısıtlamalara girmektedir. Bu hususta belirtilmesi gereken bir nokta da yetkili servislerin ve yedek parça dağıtıcılarının araç üreticisinden aldıkları yedek parçaları özel servislere satma haklarının bulunduğudur. Seçici dağıtım üyelerinin yedek parçaları özel servislere satma hakkının kısıtlanması rekabete aykırı bir davranıştır. Münhasır dağıtım sisteminde ise yedek parçanın pasif olarak satma hakkının kısıtlanması yine rekabete aykırı bir tutum olarak kabul edilmektedir. Yedek parça üreticisi üretim standartlarına uygun olarak ürettiği yedek parçalar için bu parçaların aracın parçaları ile aynı kalitede olduğunu belirten bir sertifika koyması gerekmektedir. Bu sertifika parça üreticisi tarafından paketin üstüne konulabildiği gibi Internet üzerinden de yayınlanabilir. Parça üreticisi bu sertifikayı kendi düzenleyebileceği gibi, bağımsız bir sertifika kurumuna da düzenlettirebilir. Ancak bağımsız bir kurumdan sertifika almak zorunlu değildir. Üretilen yedek parçanın orijinal yedek parçayla aynı kalitede olduğunu belirten böyle bir sertifikanın alınması durumunda bu yedek parçalar orijinal yedek parçalar sayılır ve yetkili servisler bakım ve onarım işlemlerinde bu parçaları kullanabilirler. Ancak, araç üreticisi yada tüketici dernekleri, vb. üçüncü kişiler ilgili yedek parçaların orijinal yedek parçalarla aynı kalitede bulunmadığını yada ürün standartlarına uygun bir biçimde üretilmediklerini iddia edebilirler, şayet bu kanıtlanırsa., söz konusu yedek parçalar orijinal yedek parça sayılamazlar. Kanıtlama işlemi her ülkenin iç hukuk düzenine göre yapılabilmektedir. Buna karşılık, bir yedek parça eşdeğer kalitede bir yedek parça ise, yedek parça üreticisi yedek parçanın eşdeğer kalitede olduğunu ispat edebilmelidir. Üretici orijinal yedek parçalarda olduğu gibi, eşdeğer kalite yedek parçalarda da, yedek parçanın eşdeğer kalitede olduğunu deklare etmelidir. Bu anlamda kullanılan sertifika hem ürün satılırken hem de daha sonraki aşamalarda rahatlıkla gösterilebilmelidir. Yedek parça konusunda diğer çok önemli bir husus da üreticilerin veya distribütörlerin yetkili servislerin piyasadan orijinal yedek parçalara eşdeğerdeki ekonomik ürünlerin tedarikine getirecekleri yasakların mümkün olmamasıdır. “Ekonomik ürün“ yada “uyumlu parçalar“ kavramının üzerinde durulmasında fayda vardır; bazı durumlarda üreticiler daha düşük gelir düzeyindeki tüketiciler yada daha düşük model araçlar için orijinal parçalara eşdeğerde “ekonomik ürün“ adı verilen parçalar imal ettirirler. Bu parçalar orijinal parçalar ile aynı işlevi gören ancak seri üretimde kullanılmayan parçalardır. Bu parçaların yetkili servisler tarafından piyasadan temin edilerek bakım onarım sırasında tüketiciye bildirilmek suretiyle kullanımının yasaklanması mümkün değildir. Öte yandan bu ekonomik parçaların üreticiler ya da distribütörler tarafından yetkili servislerde kullandırılmasında hiçbir sakınca yoktur. Burada garanti kapsamındaki araçlarda bu ekonomik ürünlerin yeri geldiğinde kullandırılması mümkündür. Yedek parça hususunda dikkat edilmesi gereken son nokta ise Fikri ve Sınai Hakların 1400/2002 sayılı Tüzüğün kapsamı dışında kaldığıdır. Fikri ve Sınai Haklarının sağlayıcı tarafından yedek parça üreticisinin parçaları yetkili ve özel servislere satışını kısıtlamak amacıyla kullanması mümkün değildir, diğer bir anlatımla fikri mülkiyet haklarına dayanarak üretici ya da distribütör bu parçaları üreticisinin istediği gibi yetkili ya da yetkisiz yeniden satıcı ve servislere satmasını önleyemez. * Makale, “Rekabet Bülteni” nin 12. sayısında yayınlanmıştır. |